Orman Olan Şehir

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Ah sevgili Meşe!
Seni çok seviyorum!

Diego o gece tuhaf bir duyguyla uyandı: Sanki birisi yanağına dokunuyordu! Karanlıkta ne olduğuna bakmaya üşendi. Az sonra yine aynı şey olunca uyandı, yatağına oturdu ve çığlık attı. Annesi, babası ve kardeşi Anna, Diego’nun odasına koştu hemen. Anna ışıkları açınca çok ilginç bir manzarayla karşı karşıya kaldılar. Yerde upuzun yatağa kadar uzanan bir dal kıvıl kıvıl oynuyordu.

Rosmini ailesi o gecebambaşka  bir güne uyanmıştı. Ağaçlar harekete geçmiş dönüşmeye başlamıştı. Belli ki tuhaflıklar art arda gelecekti.

Stefania Lepera’dan içimizdeki doğa sevgisini yeşerten, bitki ve ağaçların da bizler gibi birer canlı olduğunu hatırlatan sürükleyici bir hikâye...

Benny Kalınlaştı Her pazartesi sabahı olduğu gibi, Diego ve Anna Rosmini kardeşler mahmur gözlerle, sürüne sürüne mutfağa gidip kendilerini sandalyeye attılar.
“Bence birileri saatlerin ayarını bozuyor” dedi Diego çok geçmeden. “Cumartesi pazarın bu kadar hızlı geçmesi mümkün değil!”

Anna, “Hıı” diye mırıldandı. Erkek kardeşinden daha beterdi mahmurluğu, hâlâ konuşacak mecali yoktu.

Anneleri Angela, “Hadi bakalım, ayılın!” diye bağırdı. “Hemen kahvaltılar bitsin ve gidip hazırlanın.”

Anna yine, “Hı hı” diye karşılık verdi. Kâsedeki sütte yüzen bisküvileri inceledi miskin miskin, sonra esneyip gerindi. O sırada, gözleri Ficus Benjamin’e takıldı, bu, yıllardır mutfak penceresinin yanında duran, ev ahalisinin bir ahbaplarıymış gibi Benny dedikleri bitkiydi.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.